ADIM ADIM GÖÇ YOLU

 

Genel olarak :

Yörükler yaşamlarını dağlarda sürdürdükleri için dağları iyi tanırlar. Buna zorunludurlar da. Konalgalarına, yurtlarına ulaşmak için o yalçın ve sarp dağları aşmaları gerekir. Bu nedenle pek çok geçit vermeyen dağları, keşfetmişler ve kendilerine yol bulmuşlardır.

Yörüklerin gidip geldiği yolları beğenmeyip kestirimden gitmeye kalkışanlar pişman olup geri dönmek zorunda kalırlar ve yörüğün yolunu izlerler.

Eskiden beri dağ yollarını hep yörükler çizmişler ve yapmışlardır.

Orman Genel Müdürlüğünün açtığı orman yolları önemli ölçüde yörüklerin geçitlerine bağlı kalınarak yapılmıştır. Daha sonra, karayolları da orman yoluna uyularak yapıldığına göre, yolların ilk mühendisleri yörüklerdir dense fazla abartılmış olmaz.

Şarkikaraağaçlı Fahri Küpçü. sütçülük yaptığı sıralarda "Ne zaman yörüklerin yollarını bırakıp kestirim bir yol seçtimse hep pişman oldum yolumu daha da uzattım" demiştir.

Sırasıyla :

Honamlı (Ötgünlü) yörükleri için Akşehir Dağları ve Şarkikaraağaç-Yenişarbademli'den Eğirdir'e kadar uzanan dağlık bölge yayladır.

Güzün, Akşehir'in Cankurtaran, Çimendere Yaylaları ile bazen de Ketenlik Yaylası'ndan başlar yörüğün göçü. Bahar gelince burada biter. Cankurtaran'ın Uzunakar, Derviş Ahmet Çeşmelerinden son olarak buz gibi sularını içtikten sonra yolculuğa başlayan yörük, Çakırsaray'dan, zamana göre Muratbağ (Zengibar) üzerinden Salur, Belceğiz Köyü, Sarıaba ve Gedikli'ye gelirler.

Gedikli'den sonra, Küre Çiftliği, Düzağaç, Pınarbaşı (Kürtler) ve Yenişarbademli'ye varılır. Yol boyunca nerelerde konaklanacağına önceden karar verilir. Yörüğün ilk ulaşanları oraya konar.

Yenişarbademli halkıyla yörükler iyi bilişirler. Orada bazı alışverişler yapılır. Değiş tokuşlar olur.

Bundan sonra yörük göçü bir ara Konya sınırları içine girer. Akşehir'den sonra ikinci kez Konya topraklarına girilmiş olur.

Göç yolu üzerinde bundan sonra Dumanlı gelir.

Dumanlı'dan sonra Düden'e geçilir. Bu yere Yörük Yaylası da denir. Burada akar sular birikir ve bir dehlize . dolup yolculuğunu bundan sonra toprak altında sürdürür. Düden adı bu yüzden verilmiştir. Bir süre toprak altında aktıktan sonra mutlaka başka bir yerden yeryüzüne çıkarak soğuk pınarların kaynağı oluyordur. Sonuçta da Akdeniz'e ulaşıyor olmalı.

Emeredin Beli; uzun süren yaylalar dizisi burada noktalanır. Yaylalar ile Akdeniz ikliminin kendini gösterdiği toprak olgusu arasında yüksek bir geçittir Emeredin Beli. Toros Dağları'nın bir kertiği. Yaman bir beldir Emeredin. Beli aşmak için yokuş çıkılacak ve sonra iniş inilecek. Hem yokuşu ve hem inişi zorludur bu belin. Develerin, atların, eşeklerin en çok sıkıntı çektiği bir yol kesimi. Hayvanlar istemeyerek yüklerini atarlar burada. Daha doğrusu yük kayar ve düşer. Böyle durumlarda yörükler kan ağlar. Hayvancıklar da ter içinde kalır. Eğer hava biraz da sıcaksa çekilen sıkıntı doruğa ulaşır. Yörükler daha çadırını yıkıp göçmeye başladığı yerden Emeredin Beli'nin tasasını çekmeye başlar. .

Bundan sonra Ekiz gelir. Ekiz, Kızılcaköy'ün bir mahallesi. Şimdi Kızılcaköy'ün adı değişti Yeşilbağ oldu. Ancak yörükler için Ekiz'in adı Yeşilbağ'dan daha çok bilinir.

Değirmenözü; Antalya'ya bağlı. Göç, bu köye varmadan önce Antalya sınırları içine girmiş olur.

Bulasan; Bu köyün yeni adı Çaltepe. Bu köy yeni adını, yörükler göçü bıraktıktan sonra almıştır. Bulasan'da tarihi kalıntılar vardır. Kalıntılar içinde kabartma heykeller oldukça dikkat çeker. Buradaki tarihi kaleye alay alay güvercinler konar, güvercinler uçar. Sonra parça parça olup dağılırlar kırlara. Bir süre sonra geri dönerler, tabii tek tüfekli yörük delikanlısının saçmalarına rastlamayanlar.

Deveyokuşu; Bulasan'dan sonra gelen bu yer de beldir. Develerin zorlanmasından dolayı bu adı almıştır.

Çayiçi; Bu gün Olukköprü olarak adı değişmiş olan Çayiçi'nde tarihi bir köprü vardır.

Kırkgeçit; Toros Dağları'nın uzayıp giden platolarının ardı ardına gelen yerleri. Belgöğüsü, Yanıkdeğirmen, Koru gibi yerler buralarda bulunur.

Göç yolu, kırk geçit denen bu yerde kırk kez çayın bir sağına bir soluna geçtiği için bu adı almıştır. Çok dönemeçli olan bu yola aynı zamanda 'kırk dönme' de denir.

Üzerinden kırk kez geçilen çay, Çayiçi'nden çıkar ve sonra Köprüçayı'nın bir kolu olarak Akdeniz'e ulaşır.

Bu çayı geçerken herkes bir hayvana biner. Kimisi deveye, kimisi ata, kimisi eşeğe. Kilosuz kişilerden tekelere bile binen olur. Yörüğün, tekeyi binek hayvanı olarak kullandığı bir gerçek olduğuna göre ne kadar cins hayvan yetiştirdikleri anlaşılmış olur. Hem de öyle düz yolda değil, bir çay geçerken binilen tekeler. Bu çayı, çayları bir hayvana binmeden geçen tek insan kesimi yörük gelinleridir. Gelinler, dokuz on senelik evli birer kadın olmadıkça hiç bir şekilde hayvana binemez.

Göç katarları bundan sonra Akdeniz ikliminin etkisi altında olan tarihi harabeler arasında yolculuk ederler. Harabelere yörükler genel olarak kale deyiverirler.

Sağır İn; Sağır İn, Manavgat'a bağlı bir köy. Göç, Sağır İn'den geçer ve buranın bir mahallesi olan Kilimli'de konaklar.

Yörük göçü, on gün kadar süren yorucu yolculuğuna burada toplanarak son verirler. Daha doğrusu birlikte oldukları son durak burasıdır. Bir kaç gün kilimli' de hep birlikte oturduktan, birbirleri ile yeniden görüşüp konuştuktan sonra dağılırlar. Kadınlar, gelinler, kızlar vedalaşırlar. Artık bundan sonra herkes kendi kışlık yurduna gider. Bu dağılma, tek tek olmaz yinede. Hısımlık, yakınlık durumuna göre yine küçük topluluklar halinde olur.

Bu dağılma Şöyledir :

Miççikler : İbrahim ASLAN - Abdullah ASLAN,vb. Manavgat - Sırtyurda - Kazıkkaya' ya

Hasanlar : Mehmet SÜRAL, Mehmet ÇİÇEK, Hasan ÇİCEK, Hasan ATEŞ, Manavgat Bayamağacı'na.

Kütüklü : Mehmet AKKIN, Nebi AKKIN, İbrahim AKKIN

Ahmetler : Ali YAMAN, Veli YAMAN, Musa YAMAN, Ahmet YILDIRIM, Emin YERLİKAYA, Mustafa KARATAŞ, Mahmut TOROS Manavgat, Sarıkaya , Zincirli'ye...

Kerimler : Kerim GÜNAL, Osman ÇOT, Abdullah VURAL Manavgat - Çukuryurda, Çaltılıseki'ye.

Köseler : Mehmet YILDIZ, İsmail YILDIZ, Manavgat, Çaltılıseki'ye.

Gümenler : Abdil GÜMEN, ve Yakınları Manavgat Bereket'e, Doğantaşı'na.

Cansızlar : Ahmet CANSIZ vb. Pazargedik'ine Manavgat.

Nenniler : Bekir GÜNAL - Halil GÜNAL Manavgat - Kaymazboğazı'na

Osman Uşakları :Bayamağacı'na 

Manavlı : Mandırlı'ya

 

| Deve | Kışlık (Kışlak)
Yaşamından
Bir Kesit
|
 


ispartaya.com