ISPARTA tarihi_____________________________________________Mustafa Koç

  
Makedonyalılar (Yunan)

Isparta ve ilçelerine Rumlar bu devirde geldiler, iki bin yılı geçkin bir süre de bu topraklar üzerinde yaşadılar - Rumlar; Isparta ve çevresinde nerelere yerleştiler - Isparta ve yöresine yerleşen Rumlar ilk iş olarak neler yaptılar 

Yunanistan'ın Kuzeyinde küçük bir topluluk olan Makedonyalılar sonradan dil ve kültürlerini benimseyerek, Yunanlılaştılar.  Makedonya İmparatorluğu M.Ö. 725 yılında kuruldu. 33 yıl İran İmparatorluğuna bağımlı kaldı. M.Ö. 356 da doğan Büyük İskender Kral olduktan sonra, Anadolu'nun Batısı, Yunan etkisinde kaldı; Atina'ya bağlandı.

Büyük İskender M.Ö. 334 yılında Anadolu'ya çıktı. Çanakkale boğazından geçerek, İran'a vardı; İran İmparatorluğuna son vererek, daha Güneye indi; Suriye, Lübnan, Filistin devletlerini ele geçirdi. Mısır'a girdi. Afganistan'a vardı. M.Ö. 323'de 33 yaşında iken Babil kentinde öldü. 

Büyük İskender'in ölümünden sonra daha 36 yıl, Anadolu'nun bir kısmı Yunan İmparatorluğunun egemenliği altında kaldı. 

Makedonyalılar (Yunanlılar) devri; başta Isparta olmak üzere, özellikle ilçelerinden:

  1. Uluborlu
  2. Eğirdir
  3. Atabey
  4. Yalvaç

tarihleri bakımından pek büyük önem taşımaktadır. 

Daha İranlı'lar zamanında içlerinde Isparta'nın da bulunduğu; 

  • Akdeniz
  • Ege
  • Karadeniz

kıyılarına Yunanlı göçmenlerin gelip yerleştiklerini; kısa süre içinde de para getiren işleri, önemli devlet hizmetlerini tekellerine alarak, köşe başlarını tuttuktan sonra, yerli halka zorla :
Dillerini, kültürlerini kabul ettirme çabası içine girdiklerini görmüştük. 

Yunan Kralı Büyük İskender İran İmparatorluğunu ortadan kaldırıp, tüm Anadolu'yu egemenliği altına aldıktan sonra, Yunanlılar daha iyi bir Anadolu'yu Yunanlılaştırma ortamı buldular. Ellerine geçen bu fırsatı da çok iyi değerlendirdiler. 


ISPARTA VE İLÇELERİNE RUMLAR BU DEVİRDE GELDİLER; İKİ BİN YILI GEÇKİN BİR SÜRE DE BU TOPRAKLAR ÜZERİNDE YAŞADILAR. 

Yunanlılar daha önceleri, İranlılar zamanında Anadolu'ya göç etmiş bulunan soydaşlarına güç, kuvvet, moral, canlılık verdikten başka; Akdeniz Ege, Karadeniz kıyı şeridi içlerine 

  1. Atina Yunanlılarını
  2. Mora yarımadası Ispartalılarını
  3. Kıbrıslı Yunanlıları 

göçmen olarak getirip, yerleştirdiler. 

RUMLAR; ISPARTA VE ÇEVRESİNDE NERELERE YERLEŞTİLER?

Rumların (Rum: Yunan soyundan olup, Müslüman ülkelerde yaşayan Yunanlılara verilen ad) yerleşme yeri Isparta kentinin içi, Uluborlu Kalesi, Eğirdir Gölü'nün içindeki Nis (Yeşil Ada) başta olmak üzere Atabey, Yalvaç, Sütçüler ilçeleri idi. Rumlar iki bin yılı geçkin uzun bir süre bu topraklar üzerinde yaşadılar ve;

  • Isparta kentinin yapısı
  • Yerli Halk

üzerinde etkili de oldular.

ISPARTA VE YÖRESİNE YERLEŞEN RUMLAR İLK İŞ OLARAK NELER YAPTILAR?

  1. YER ADLARINI DEĞİŞTİRDİLER BULUNDUKLARI YERLERE YUNANCA ADLAR VERDİLER

Yunanlılar devrinde Isparta ve çevresindeki bazı belli başlı yerlerin adları şöyle idi:

Isparta            BARİS
Eğirdir            PROSTANNA
Atabey           AGRAS - AGRAİ
Keçiborlu       EUDOSCİOP
Uluborlu         APOLLONİA - SOZOPOLİS
Gelendost      AMBLADA
Yalvaç            ANTİOCHEİA PSİDİA
Ş. Karaağaç   NEA POLİS
Burdur           TYMBRİANAS
Dinar              APEMEİA
Akşehir          PHİLOMELİON
Beyşehir        KARALLİA
Seydişehir     KALYBRASSOS
Ağlasun         SAGOLASSUS
Afyon             AKROENOS

  1. BULUNDUKLARI YERLERDE PARA GETİREN İŞ KOLLARINI ELE GEÇİRDİLER VE TEKELLERİNE ALDILAR

Rumlar Isparta ve çevresinde bulundukları yerlerdeki; halıcılık, dericilik, çulhacılık, ayakkabıcılık gibi el sanatlarını; alım-satım, tarım, hayvancılık, balıkçılık, taşımacılık işlerini tekellerine aldılar; yerli halk para getirmeyen, çok emek ve zahmet isteyen, çileli işler yapıp geçimlerini sağlamak zorunda kaldı. 

  1. DİNLERİ OLAN HIRİSTİYANLIĞA ÖNEM VERDİLER; BULUNDUKLARI YERLERE KİLİSE YAPTILAR !

Rumlar dinleri olan Hıristiyanlığa önem verdiler, bulundukları yerlere kiliseler yaptılar. Bu kiliselere birer Hıristiyan din adamı olan papaz verdiler. Bir bölgenin din işlerine başkanlık etmesi için de Piskopos görevlendirdiler. 

  1. ÇOCUKLARINI, GENÇLERİNİ VE YETİŞKİNLERİNİ EĞİTECEK OKULLAR AÇTILAR !

Rumlar, Isparta ve çevresindeki yerleşim yerlerinde çocuklarını, gençlerini ve yetişkinleri eğitecek okullar açtılar. Bu Rum okulları çoğunluk bugünkü ilkokulların düzeyindeki iptidai ve orta dereceli okulların dengi bulunan Rüştiyelerdi. Yunanlılar devrinden 2500 - 3000 yıl sonrasının şu : ISPARTA'DA ESKİ TÜRK, RUM VE ERMENİ OKULLARI Belgesi, Rumların Isparta ve çevresindeki durumlarını çok iyi anlatacak niteliktedir. 1893 yılında Isparta Hamitâbâd adını taşıyordu, Konya'ya bağlı idi. O zamanlar beş ilçesi vardı, beşinde de birer Rüştiye bulunan ilçeler ve öğrenci durumu şu idi. 

Hamitabat (Isparta ili)......................... 92 öğrenci  
Ş. Karaağaç...................................... 78      "
Uluborlu............................................ 91      "
Eğirdir............................................... 52      "
Yalvaç............................................... 66      "
TOPLAM......................................... 379      "

ISPARTA RUM VE ERMENİ OKULLARI
Isparta Kemer Mah. Rum İlkokulu (iptidai)    345 öğr.
Isparta Temel Mah. Rum İlk.              "        360   "
Isparta Temel Mah. Rum İlk. II.           "         55   "
Uluborlu Rum İlkokulu                        "         55   "
TOPLAM...................................... ........... 815   "

ORTA DERECELİ RUM VE ERMENİ OKULLARI
Isparta orta dereceli Ermeni Okulu (Rüştiye)   60 öğr.
Isparta Kemer Mah. Rum Okulu           "       230   "
(Bu okul sadece Rum kızları içindi)
Isparta Emre Mah. Rum Okulu             "       109   "
(Bu okul da  sadece Rum erkekleri içindi)
TOPLAM.................................................. 399   "

Görüldüğü gibi 1893 yılında Isparta ve ilçelerindeki okullarda 379 öğrenci bulunurken, Rum ve Ermeni okullarında da 1214 kişi öğrenim görmekte idi. 

  1. YUNANLILAR DEVRİNDE, ISPARTA VE ÇEVRESİNE GELİP YERLEŞEN RUMLAR, NASIL BİR YAŞAM SÜRÜYORLARDI?

Yunalılar Devrinden 2000 - 2500 yıl sonra 1845'lerde Keçiborlu, Uluborlu, Yalvaç, Eğirdir üzerinden Isparta'ya gelen İngiliz gezgini F. V. J. ARUNDEL gezip gördüğü yerleri yazmış olduğu kitapta şöyle anlatmaktadır. 

"Isparta'ya vardıktan sonra, çoğunluk Ermenilerin bulundukları bir hana yerleştik. Bu Ermeniler hanın uzun salonunda basma bezi dokuyorlardı. Sabah erkenden, Isparta'daki RUM KİLİSELERİNİ görmeye çıktık. Rum mahallesi kentin Batı ucunda ve Türk mahallelerinden ayrı bir yerde idi. Kilisenin papazını zor bulabildik. Nikola adındaki bu papaz Moralı idi. Hemen hemen yerin altına gömülmüş bulunan kilisesini gösterdi. Papaz Nikola bize Isparta'nın Pisidia Piskoposluğunda bulunduğunu, Isparta'da oturması gereken Piskoposun şimdi Antalya çevresinde (Lysa) da yerleştiğini orada oturmakta olduğunu söyledi. Katlandığı bu zahmete karşılık biz ona Rumca bir İncil'le bir kaç küçük kitap verdik. 

RUMLAR ISPARTA'DA DÖRT KİLİSE, KIRK CAMİ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER !.
Hana varır varmaz başka iki papaz daha geldi; bizden Rumca İncil istediler. Bize Isparta'da dört kilise, kırk cami olduğunu söylediler. Kiliselerinin eski zamanlardan kaldığını savunarak, Hıristiyanlığın ilk kuruluşu ile yaşıt bulunduğunu anlattılar. Bu kentte Hıristiyanlık diğer yerlerden daha iyi bir ortam bulmuş. 
Isparta'da güzel çeşmelerin çokluğu ilgi çekiyor. Rum kiliselerinden hana gelinceye dek, yirmi dakikalık bir süre içinde otuzdan fazla çeşme gördük ve saydık".

ESKİ YUNAN ADLARINI TAŞIYAN ADALARDAKİ RUMLAR, BURAYA KIBRIS'TAN GELİP YERLEŞMİŞLER !.
İngiliz F.V.J. ARUNDELL, Eğirdir ilçesinde gördüklerini de şöyle anlatıyor:

"Eğirdir Gölü'nün görünümü, tarif edilemeyecek kadar güzel. Hatta İtalya'nın en güzel göllerinden daha da güzel diyebilirim. Tepelerin kıyılarında, Eğirdir'e giden yolun üstünde Yörük adı verilen Türkmenlerin, açık havada çalışmakta olduklarını gördük. Basit el yapması tezgahlarda iki üç kadın, hayvan sürülerinin içinde dokuma işi yapıyorlardı.

Önümüzde eski Yunan adlarını taşıyan iki ada görünüyor. Bunlardan biri, bir Türk'ün malı imiş. İkincisinde Türkler ve Rumlar karışık olarak oturuyorlar. Rumların birazı yerli olup, Türkçe'den başka bir dil bilmiyorlardı. Birazı da Kıbrıs'tan buraya gelip yerleşmiş".

ULUBORLU'DA KALENİN İÇİNDE, TÜRKLERDEN AYRI, YAŞAYAN BİR RUM TOPLUMU İLGİMİZİ ÇEKTİ !
F.V.J. ARUNDELL, Uluborlu'da gördüklerini de şöyle anlatıyor:
"Uluborlu'ya vardıktan sonra yolumuzun üstünde bulunan bir yazıtı (kitabeyi) kopya ettik. Bir çeşmenin yanında başka bir yazıt daha bulduk. 

İç kaleye girince orada Türklerden ayrı yaşayan 300 kişilik bir Rum toplumu ilgimizi çekti. Kendilerinin anlattıklarına göre tâ eski zamanlardan beri kalenin içinde yaşıyorlarmış. Pisidia piskoposluk ruhani bölgesine dahil imişler. Ziyaret ettiğimiz papazları karısı öldükten sonra, kırk yıldan beri bekâr olarak yaşayan bir ihtiyardı. Uluborlu bahçelerinde bazı eski Yunan diliyle yazılmış yazıtlarda kopya ettik. Papaz bizi kiliseye götürdü; gezdirdi. Kilise, eski bir yapı idi. Dış duvarının örgüsünde, bir çok antika taşlar ve yazılar görülüyordu". 

BİR ZAMANLARIN BÜYÜK BİR HIRİSTİYAN KENTİ OLAN YALVAÇ'TA, HİÇ BİR HIRİSTİYAN YAŞAMIYORDU !.
Gezi notları kitabında F.V.J. ARUNDELL, Yalvaç'a varışını da şöyle anlatıyor. 

"İlk gözümüze çarpan şey Yalvaç'ta bir mabedin muhteşem taşları ve sütunları oldu. Biraz daha ilerleyince muazzam taşlarla yapılmış büyük bir binaya rastladık. Bu bir kilise idi. Vaiz yerinin yuvarlak bölümü daha yerli yerinde duruyordu. Belki en eski kiliselerden biri olan bu yerde saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca kalmak isterdim. Ama, kalmamak zorunda idim. Bir zamanların büyük bir Hıristiyan kenti olan Yalvaç'ta hiç Rum yoktu; hiç bir Hıristiyan da yaşamıyordu". 

HİTİTLER DEVRİNDE ISPARTA

ROMALILAR DEVRİNDE ISPARTA