ISPARTA tarihi                      Myriokephalon Savaşı

TÜRKLERİN SAVAŞI KAZANIŞ SEBEPLERİ

Her ne kadar Sayın Osman TURAN Kılıç Arslan'ın hiçbir yerden asker yardımı görmediğini iddia etmişse de kaynakların tamamına yakını İslam Ülkelerinden yardım gördüğünü kaydetmektedir. Bu durum asker yardımı görmemişse bile silah, cephane, teçhizat... yardımı gördüğünü ifade eder. Buna göre Kılıç Arslan tam teçhizatlı bir ordu ile İmparator Manuel Komninos'un karşısına çıkmıştır.
Türkler Sultan Dağı geçitlerini daha önce işgal ettiği, Birinci Haçlı Savaşlarında aynı geçitlerden geçen bir kısım Haçlı askerleri ile savaştığı için, geçitleri ve geçitlerde savaş özelliğini önceden öğrenmiş olduğundan en az zayiatla Manuel'in ordusunu kılıçtan geçirmiş ve düşman kuvvetini nihai savaşa kendi kuvvetleri kadar bırakmıştır.
Kılıç Arslan Türklerden meydana gelen mütecanis bir ordu ile savaşa girmiştir. Bizans ordusu ise Macar, Sırp, Frank ve Bizanslı sayılan karışık yapılı ordu ile gelmiştir. Türkler Antiochia (Yalavaç)'a yerleştiği için Vatan bağıyla savaşmıştır. Bizans'ın karışık yapılı ordusu Vatan bağından mahrum olarak savaşmıştır.
Bizans'ın kendi askeri diye bilinenlerin büyük kısmı Peçeneklerden idi. Peçenekler Tuna boylarından güneye inerek Bizans için büyük tehlike oluyordu. 1122 yılında Bizans topraklarına giren Peçenekler esir edildi. Devlet arazisine yerleştirildi. Yeni Peçenek kıtaları da Bizans ordu saflarına alındı. Bizans Peçenekler'le anlaşarak tehlikelerinden kurtulduğu için o günü bayram ilan etti (33). Ancak 1091 ilkbaharında Kumanlar Tuna boylarına indi. Levunion Silsilesi eteğinde Bizans-Kuman ile Peçenekler arasında işitilmemiş derecede kanlı bir savaş cereyan etti. Peçenekler burada tamamen imha olundu."Sayıları hadsiz hesapsız bütün bir kavim tek bir gün içinde imha olunduğu" (34) için Peçenekler, Bizanslılara içten içe diş biliyor, içinin zehrini dökmek için fırsat kolluyorlardı. Kılıç Aslan Peçeneklere gizlice elçiler gönderip kendi saflarına geçmelerini istedi. Bu teklifi fırsat bilen Peçenekler Sultan'ın safına geçerek ırkdaşları ile beraber olmuşlar ve Bizans ordularını kılıçtan geçirerek intikamlarını almışlardır.
İslamiyet'de ve Hıristiyanlık'ta aman dileyene kılıç kalkmaz. Selçuklu Sultanı,elçisi Gabras vasıtasıyla aman dilemiş,sulh teklifinde bulunmuştur. Manuel Komnenos'un kumandanları sulh teklifine uyulmasını istediği halde imparator savaş için yoluna devam etmiştir.Bu durum Hıristiyan komutanlarda ve Bizans erlerinde "Allah'ın gazabına uğramak" hissini uyandırdığından manevi bir perişanlık içinde savaşmışlardır. Zira kutsal sayılan Antiocheia'yı Sultan'dan savaşsız da alabilirlerdi. Türklerin 5.000-10.000 kişilik kuvvetler halinde yol boyu gerilla savaşıyla büyük zayiat verdirmeleri ve mikroplu sulardan meydana gelen salgın hastalıklar çöküntüyü bir kat daha artırmıştır.Bizans ordusu uzaktan geldiği için tam teçhizat ağır bir yükü taşıyarak savaşıyordu. Sultan'ın askerleri kendi ülkesinde savaştıklarından ağırlık taşımıyor, ok, yay ve kılıçla savaşıyor, çevikliğini kaybetmiyordu. Bizans ordusu ise yük sebebiyle yeterince çevik olamıyordu. Bu itibarla Sultan'ın çevik kuvvetleri İmparatorun yorgun askerlerini büyük bir engelle karşılaşmadan kılıçtan geçirmiştir.
Terziler ile Düzkır arasındaki çorak düzlükler imparatorun 700.000 kişilik ordusunun hareketi ile birbirini görmeyecek derecede toz bulutu meydana getirmiştir. Sultan'ın 50.000 kişisi bulunduğuna göre bir kişiye 14 kişi düşmektedir. Birbirini görmeksizin yapılan savaşta İmparatorun askerleri, farkına varmaksızın Türk zannıyla kendi askerlerini de kesmiştir. Böylece her 14 Bizans askeri ölmüşse l tek de Türk askerinden ölmüş olacaktır. Buna benzer sebeplerle Bizans İmparatoru ordusunun tamamına yakını kılıçtan geçirilmiş, Manuel de memleketine Sultan'ın emirlerini götürmek zorunda kalmıştır.


SAVAŞIN SONUCU VE YANKILARI >>