ISPARTA tarihi                      Myriokephalon Savaşı

BÖLGE KAYNAK İLİŞKİSİ VE
SAVAŞ YERİ

Hz. İsa zamanını konu alan kitaplarda geçen Pavlos, Palu, Paluria, Antiocheia kelimeleri, sonraları mana ve yerleri bilinemez hale gelmiştir. Onun için Antiocheia (Yalvaç) bazı haritalarda "Meundrus" (Menderes) sahilinde gösterilmektedir (32). Papazların yaptığı inceleme ve yazılarından kelimelerin manaları tespit edilmiş, buna göre de Antiocheia'nın Yalvaç olduğu (Hisar ve abidelerin olduğu yer) anlaşılmıştır. Ortalama 2000 yıl önce Hisarardı'ya giden dar boğazın bulunmadığı ve Hisar abideleri tepesinin karşı tepe ile bitişik olduğu ve bugünkü boğazın bulunmadığı veya bir köprü bulunduğu anlaşılmıştır.
Paulus, Antiocheia'ya birkaç defa gelmiş ve uzun süre kalmıştır. Önceleri İncil, Tevrat'ın devamı olarak telakki edildiği halde, Paulus Tevratsız da Hıristiyanlık olabileceğini bildirerek Antiocheia'da Hıristiyanlığı bağımsız bir din haline getirmiş ve bu yüzden kutsal havarium olmuştur. Bu tepeye de Paulus'a izafeten "Paluria" denmiştir.
Türklerin Antiocheia'ya gelişleri üzerine Karamık gölü ve Karamık beline Bizanslılar Kalabık "Kalabıch" demiş olacaklar ki, bu zamanla Karamık haline dönüşmüştür. Tıpkı Paulus'un Paluria oluşu gibi. Bizans kaynakları Myriokephalon Savaşı'nı (Sultandağı Geçidi Savaşı) bu ve buna benzer kelimelerde anlattığı, hatta kendileri için büyük felaket olduğundan geçiştirerek anlattığı için bu hadise de daha öncekiler gibi şüpheli kalmıştır. Savaş yıllarına doğru Antiocheia (Yalvaç)nın kuzeyindeki dağlar fiilen Türklerin elinde bulunduğu ve bu Türklerde Bizans nezdinde Selçuklu Sultanlarından sorumlu tutulduğundan söz konusu Phirigia dağlarının bu bölümüne "Sultandağı" denmiştir. Sultandağı üzerinde kuzeye açılan üç geçit vardır. Hoyran gölünün kuzeyindeki dar geçitten geçmek için Sezopolis (Uluborlu) gibi Bizansın muhteşem kalelerinin bulunduğu şehirden geçmek lazımdır. Bu itibarla Türklerin bu geçitten geçmesi ve bu kısımda tehlike yaratmasının ihtimali çok azdır. Sonra bu yoldan Paluria'ya varmak için daha uzun mesafe katetmek gerektiği de ortadadır.
Karamık ve Yarıkkaya geçitleri Sultan'ın bölgesinde dahil olup Türkler tarafından tehlikeli geçit haline getirilmiştir. I.Manuel Komnios'un Konya'ya giderken Türklerden temizlemek suretiyle dinî bir vazifeyi yapmış olacağı geçitler Karamık ve Yarıkkaya geçitleridir. Ayrıca Phrigia dağları ile Paluria Antiocheia arasındaki en kısa yol bu dağ geçitleri vadileridir.
Her iki vadi de sarp kayalık olduğu için Türk süvarilerinin vurup kaçması veya kaçar görünüp peşinden gelene ateş etmesi (a'la Part) yani Türklerin at üzerinde savaş etmesine imkan yoktur. Türklerin yaya (piyade) olarak kendilerinden 14 kat fazla olan Bizans askerlerinin karşısına çıkacağına da ihtimal verilemezdi. Böylece gizlenen veya kaçan Türkleri tehlikesizce temizleyerek Paluria'ya inilebileceği zannedilirdi. Onun için Manuel'in askerleri bu iki geçitten geçmiştir denilebilir. İki vadideki köy isimlerinin harp haliyle ilgili adlar taşıması Bizans İmparatorunun bu geçitlerden geçmiş olması ihtimalini artırmaktadır.
Savaşın beyni olabilen İmparator Manuel en az tehlikeli geçitten geçmiş olabilir. Yarıkkaya, Köstük, Surk, Elbengi, Terziler boğazı yolu bu devirde Türklerde meskun olan Çay ve Bolvadin'e yakın olması bakımından geriden vurulmayı önlemek için kontrol altına alınması gereken yoldur. Onun için Manuel Komninos bu yolu ihmal edemezdi. Ancak bu yol diğerine nazaran daha sarp ve yaya dahi geçilmesi zor bir yoldur. Ayrıca yolun eğim derecesi de yüksek veya büyük olan yoldur. Onun için Manuel'in bu yoldan geçmiş olması az ihtimaldir. Ancak Surk ve Köstük köylerinin bu vadide bulunması kaynakların (yok edilmişken) dediği Bizans kuvvetlerinin yok olan kuvvetleri buradan gelen askerler olma ihtimalini artırır.
Karamık veya Kalabık (Kalabıch) beli ve vadisi Haçlı Ordularının önünde gelen Türklerin geçmiş olduğu yer olması muhtemeldir. Buradaki geçit yüksekliği daha az olan dağ geçididir. Vadide diğer geçit ve vadiye nazaran bu vadiden daha rahat geçilebilir. İmparator da daha az tehlike ile geçebilir. Ayrıca Türklerin arkadan vurulma ihtimali olan geçit olması dolayısıyla buradaki Türk beyi veya Hanının burada bulunup devamlı kontrol altında bulundurmuş olma ihtimali de vardır. Türklerin Han'ını yok etmek suretiyle başsız bırakır ve başsız kalanları da kolayca yutabilmek ihtimaliyle buradan geçmiş olabilir. Kırk muhafız yiğitli Han'ı ifade eden Kırkbaş Köyünün ve Han'ın öncü hudut koruyucusu manasına gelen "Sagir" ve fedai manasına gelen Mısırlı Köylerinin bu vadide bulunuşu, hatta bu vadinin Terziler Köyü ve boğazına varışı İmparatorun Karamık ve Terziler vadisinden geçmiş olma ihtimalini artırmaktadır.
Kılıç Arslan II. Myriokephalon (Sultan Dağı Geçidi) ni terk ettikten sonra Tzybritze (Terziler) adlı geçide girdi. Terziler boğazı Sultan Dağı'na dahil olmayıp Yalvaç'ın batı kuzeyinde toprak tepe düzlüğüdür. Su gözleri ile Akköprü çayını besleyen Terziler boğazına kaynaklarda (Tzybritze) geçidi dense gerektir. Bu boğaz birbirine düşman her iki ordunun da su ihtiyacını karşılayabilir. Terziler boğazı ile Akköprü çayına geliş demek orduların, Yalvaç'ın kuzeyindeki Düzkır mevkiinde savaşması demektir ki burası aynı zamanda Antiochia tepesi ile Akköprü ve Terziler arasındadır. Gaye kutsal şehir Antioheicya'dan Türkleri çıkarıp şehri kurtarmak olduğuna göre savaşın düz kırda olması muhtemeldir. Ancak Kırkbaş ve Mısırlı Kumdanlı Nahiyesine bağlı olduğu için bu köylerdeki dağ geçidi savaşları Kumdanlı Savaşı diye de anılabilir. Geçitlerden geriye çekiliş ve düz kıra varış Terziler'den itibaren arazi çorak olduğu için toz bulutu meydana getirir. Bu itibarla buradaki savaşlar birbirini göremeyecek derecede toz bulutu içinde geçmiştir denilebilir.

TÜRKLERİN SAVAŞI KAZANIŞ SEBEPLERİ >>