FOLKLOR:
Folklor, bir milletin hayatında var olan gelenek ve göreneklerinin; edebiyat ve müziğinin, daha geniş manasıyla manevi kültür ürünlerinin toplamıdır.
Folklor, halka ait olan her şeyi içine alır. Çoğu zaman sözlü olarak nesilden nesile geçen ve bu geçiş sırasında yeni şartlara göre değişen edebiyat ürünleri, halk destanları, menkıbe ve masallar, türküler, fıkralar, temsili sözler, tekerlemeler, hayat ve tabiatın çeşitli olaylarına ait inançlar, hep folklorun konularıdır.
Isparta, folklor ürünleri bakımından zengin bir yapıya sahip olmasına rağmen, etraflı bir araştırma ve derleme maalesef yapılamamıştır. Yapılan çalışmalar, şahsi gayretlerden öte gitmemekle birlikte, Halkevi yayını olan "ÜN" dergisi büyük hizmetlerde bulunmuştur. Halen bu konuda çalışan şahıslar varsa da, çalışmaları değerlendiren bir kuruluş yoktur.
HALKOYUNLARI:
a) GİRİŞ:

İl, halk oyunları yönünden çok zengin ve değişik özelliklere sahip bir yöre niteliği taşır. Coğrafi konumunda görülen, Anadolu'nun iç kesimlerini Akdeniz'e bağlama özelliği, halk oyunlarına da yansıyarak bir geçiş yöresi özelliğini taşımaktadır.
İlin, İç Ege'ye yakın bölümlerinde daha çok ağır zeybeklere rastlanır. Bu bölümün en belirgin özelliklerini taşıyan Keçiborlu ve çevresinde oynanan oyunlar, bu türdendir. Zaman zaman kıyafetlerde de Ege zeybek kıyafetlerine rastlanır. İl genelinde cepkenler kollu olduğu halde, bu yörede kollar açık ve üstten sallamalıdır. Oyunlarda kaşık kullanılmaz.
İlin, İç Anadolu'ya yakın bölümlerinde daha çok hareketli oyunlara rastlanır. Bu bölümün en belirgin ö/elliklerini taşıyan Ş.Karaağaç ve Yalvaç yörelerinde, hareketli oyunlarda kaşığın kullanılmaya başlandığı, bunun yanı sıra damak çatlatmanın önemli yer tuttuğu görülür.
İlin Akdeniz'e açılan kesimlerinde, Teke oyunları hakimdir. Özellikle Sütçüler yöresi bunun tipik örneğidir. Bu güne kadar halk oyunlarının incelenmesi, bulunup çıkarılması konusunda tam ve yeterli bir inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle oyunların büyük bir bölümü, ya bilenlerin sayılarının gün geçtikçe azalması, ya da köylerin sosyal yönden değişime uğraması sonucu ortadan kalkmaktadır.

b) MAHALLİ KIYAFETLER:

Kadın Kıyafetleri: Genellikle köylerde bol basmadan, ya da ipekliden yapılmış bir şalvar, üç etek, sıkma (mintan) ve kutmiden oluşan bir kıyafet giyilir. Başta fes, tepelikli olarak kullanılır. Fes üzerine yörelere göre değişiklik gösteren beyaz, oyalı, kulak kenarından tutturulmuş sarı iri pullu yazmalar bağlanır. Fesin uç kısmında bazı yörelerde "Alınlık" denilen bir sıra altın, bazı yörelerde de "Vurgun" denilen gümüş gerdanlık biçimindeki takılar takılır. Alınlık ya da vurgunun olmadığı hallerde, fes üzerine altın veya gümüş paralar takılır. Üstte ipek citariden yapılmış, üzeri sim sırma işlemeli, yandan yırtmaçlı üç etek giyilir. Üç eteğin içinde genellikle al kumaştan yapılmış, boyuna kadar kapalı mintan şeklinde "sıkma" denilen bir gömlek giyilir. Üç etek üzerine kollu bol ve üzeri kumaşla sıkılan, "kutmi" denilen kumaştan yapılmış, üzeri sırmalı bele kadar inmeyen kebe (kısa yelek) giyilir. Üç etek altında bol, ayak bileklerini açık bırakan, genellikle al rengin hâkim olduğu, uçkurlu şalvar giyilir. Bele bazen tek taraflı üçgen sallama yapılarak, şal kuşak bağlanır. Bazen de gümüş kemer takılır. Ayakta, işlemeli, yün çorap ve dolamalı çarık bulunur. Zaman zaman da çarığın yerini mes alır. Boyunlarda altın, kollarda bilezikler görülür, üç eteğin önünde bir işlik bulunur.
Erkek Kıyafetleri: Başta kırmızı, bazı yörelerde ise beyaz renkli bir fes, ya da takke bulunur. Fesin üzerinde siyah rengin hakim olduğu, "Buldun" denilen bir poşu bağlanır. Üstlerine kollu, kol ağızları, sırtı ve ön yüzü bol işlemeli cepken giyilir. Cepkenler genellikle siyah ve koyu mavi renktedir. "Menevrek" denilen karakoyun yününden yapılmış uçkurlu bir şalvar giyilir. İçte, "alaca" dan yapılmış, önden ya da yandan düğmeli, yakasız bir mintan vardır. Bu mintan, şalvarın ve kuşağın içine
alınır. Yün ya da pamuk kumaştan dokunmuş, üzerinde koyu renkli yollar bulunan beyaz benekli kırmızı rengin hakim olduğu bir kuşak sıkıca bele sarılır. İçte uzun paçal, don, yün içlik vardır. Ayağa yün çorap giyilir. Zaman zaman çorabın rengi mor da olabilir. Ayağa deriden dolamalık bir çarık giyilir

HALK MÜZİĞİ VE OYUNLARI 
I.GİRİŞ

Türkiye'de Halk Müziği ve oyunlarının yörelere göre özellikler gösterdiğini biliyoruz.
Isparta yöre olarak, Zeybek oyunları, Teke oyunları ve kaşık oyunları bölgesi içine girer.
Bu oyunların müziğini incelediğimizde (ezgi, ritm) yapıları bakımından zeybek ve teke oyunlarının genellikle 9 zamanlı olduğunu görürüz. Ağır Zeybeklere çok nadir rastlanmakla beraber 9/2, 9/4 lük usuller ağırlıktadır. Diğer Zeybeklerde 9/8 lik usul kullanılmaktadır. Teke oyunlarına gelince Isparta ve İlçelerinin bazılarında bu oyunlara (GAKGİLİ HAVASI) denilmektedir, Usul olarak 9/8 lik ve 9/16 lık ritmlerin değişik şekilleri görülür.
Ayrıca her yaz Eğirdir Anamas yaylalarına çıkan yörükler arasında Teke yöresi türküleri karakterinde (Boğaz Havaları) da yaygındır. Sağ elin baş parmağı gırtlağa dayanarak Teke zortlatması tavrında ses müziği icra edilmektedir.
Isparta türkülerine eşlik eden halk çalgılarımızın başında bağlama gelir. Bağlama genellikle bozuk düzende çalındığı gibi bağlama düzenine de sıkça rastlanmaktadır. Bu düzene, "Avşar Düzeni" adı verilmektedir.
Bağlamada zeybek havaları çalınırken bildiğimiz Zeybek tezenesi atılmaktadır.
Diğer bir halk çalgısı da yörede ISPARTA-Burdur-Antalya'ya ait yaygın bir çalgı (Kabak Kemane) (IKLIG) dır.
Bunun dışında sipsi ve darbuka 5'lisi oyunlarda ve türkülerde en çok kullanılan halk çalgılarıdır.
Kaşık oyunlarına gelince Isparta coğrafi bölge olarak Akdeniz Bölgesinde olması sebebiyle Mut-Silifke ve Konya folklorunun etkisi de görülür.
Bilhassa Konya'ya yakın İlçelerimiz Yalvaç ve Şarkikaraağaç'ta kaşık oyunları görülmektedir.
Isparta İlimiz Halk müziği ve oyunları bakımından çok zengin bir kültür yapısına sahiptir. Henüz derlenmemiş, oldukça zengin bir türkü hazinesi mevcuttur.

2-OYUNLAR:
Isparta ve çevresi seyirlik oyunları yönünden zengin bir yöredir. Yöreye has oyunlar genelde iki türde görülür. Birinci tür oyunlar ağır ve hızlı olmak üzere Zeybek oyunları, ikinci tür oyunlar da Teke oyunlarıdır.
İlde oynanan oyunlar genelde tek kadın ve erkek oyunları dizisinde oynanır. Ancak zaman zaman halkalı dizili oyunlara da sık rastlanır, örneğin serenler zeybeği, bu tür oyunlardandır. Bunun yanı sıra Teke oyunlarının karşılamalı ve alacalı dizide oynandığı da görülmüştür.
a) Zeybek Oyunları:
Zeybek türü oyunlar, daha çok dokuz aksak tanımlıdır. Oyunlar kol, bacak ve gövde hareketlerine göre düzenlenmiştir. Oyunlarda haykırışlar, birdenbire sıçramalar, yere el atma ve diz vurmalar görülür. Yörede ağır zeybek olduğu gibi hızlı zeybekler de görülür. Genellikle erkek oyunu olarak bilinen zeybekler, yörede kadınlar tarafından
da oynanır. Ş.Karaağaç ve Yalvaç yörelerinde parmak şaklatarak, damak çatlatarak, şişe çalarak oynanan ağır ve hızlı zeybekler vardır. Zeybek oyunları genelde yürümeyle başlar. Burada tartım bedene alınır. İkinci yürümeden sonra diğer hareketlere geçilir. Saldırma, atak hareketleri, diz üzerine düşme, diz üzerinde yürüme takip eder, oyun sona erer. Yörede oynanan ağır ve hafif zeybek türü oyunlar şunlardır:
Serenler, Al Yazma, Kabir Arası (Kâzım ya da Kara Zeybek), Osman Zeybeği, Evlerinin Önü Mersin, Jandırma, Ağır Zeybek, Asi Zeybek, Sarı Zeybeği, Ardıçtandır Guyuların Govası, Badılcanı Doğradım, Çayıra Serdim Postu, Ay Doğar Ayan Meyan, Haymanalı, Asi Zeybek, Hatcem, Pembe Girebimin Oyası, Merdiven Altında Tavuk Gıdaklaması, Gelin-Kaynana Kavgası.
Yörede oynanan en tanınmış oyunlar şunlardır:
Serenler Zeybeği: Genellikle erkeklerin oynadığı bir zeybektir. Sözlü ve sözsüz bölümleri vardır. Boğaz havası ile başlar. Düz yürüme, üç diz, ayak sallama, çift diz, atılma, soldan dönme, tek diz, çift atılma figürlerinden oluşur.
Al Yazma: Erkekler tarafından oynanan oyunlardandır. Yürüme, düz dönerek çift diz, dönmeden çift diz, ayak sallama figürlerinden oluşur.
Osman Zeybeği: Düz yürüme, sağ diz, sol diz ve dönme figürlerinden oluşur.
Hatçem: Kadın oyunudur. Her düğünde rastlamak mümkündür. Kolsuz, düz kollu düz, topuk, çökme (ayak sallama) figürlerinden oluşur.
b) Teke Oyunları:
Teke, Türkmenlerin oynadığı oyunlardır. Isparta, Burdur, Antalya ilçe ve yörelerine yayılan Teke Türkmenlerine "Yörük" denir. Teke oyunları, Sütçüler yöresinde yaygın bir durumdadır. Bu oyunlar ile "Teke" adı verilen erkek keçiler arasında bağlantı vardır. Keçinin hareketlerini yansıtan oyun figürleri; sekme, arkaya dönerek kaçma, ani sıçrayışlar, tekenin kızdığı zamanlar kıç atışı şeklindedir.
Teke oyunları, önce gurbet havası denilen uzun hava ile başlamakta, daha sonra yüksek bir hızla oyuna girilmektedir. Başlangıçta yürüklerin parmaklarını gırtlaklarının üzerine bastırarak, bastırma güç ve yerlerini değiştirerek çıkarttıkları sesin oluşturduğu boğaz havalarına da rastlanmaktadır.
Bölgesel sözlerin etkisi altında ezgi ile karışık bir söyleşi ve ağlayışı yansıtan gurbet havaları, Kerem, Garip, Afşar ve ninnilerden oluşmakta ve ölçüler dokuz zamanlıdır. Bu havalardan sonra çok hareketli olan oyunlar, sipsi eşliğinde çoğu zaman sözlü olarak oynanmaktadır.
Dımdan, Teke Türkmenlerinde kadınların leğen çalarak oynadıkları bir oyundur.
Dattiri, Teke yöresinde zortlamalardan daha hızlı oynanan kadın oyunlarının türüdür. Bu oyuna boğaz havası ile eşlik edilir.
Kadın oyun havalarına, aynı zamanda "okşama gerci" adı verilir. Gönlüm, Gabardıç, Sağdıç Dolanması bu tür hızlı oyunlardır. Okşama, dizle yeri döğme, düşme figürleri ile zeybek oyunlarını hatırlatmaktadır.

Sonraki>>