DAĞ BİSİKLETİ             

 
<<Önceki

Sonraki>>


Dağ Bisikletinin Tarihi [2]

1860 Almanya doğumlu mühendis Ignaz Schwinn, çalıştığı bisiklet fabrikasının yeniliklere kapalı olmasından dolayı düşüncelerinin daha saygı göreceğini umarak 1891'de Chicago'ya göç eder. Dört yıl sonra Adolf Arnold ile "Arnold, Schwinn & Company'i " kurar ve yılda 25.000 bisiklet satmaya başlarlar. 

Amerika, 20. Yüzyılın başında ilk bisiklet patlamasını yaşamaktadır. Fakat, otomobillerin gelişimi bisikletin pabucunu dama atar. Schwinn, 1930'lu yıllarda yüksek nitelikli, yeni tasarımlı, "balon lastikli " ve ucuz bir bisiklet ile yeni bir çağın başlangıcını müjdeler. 

Kaynak: www.yesilbisiklet.com

İşte bu bisiklet dağ bisikletinin babasıdır. Schwinn "Excelsior" modeli "balon" lastikli, yuvarlak hatlı "aero" tasarımı ile 1940'lı-1950'li yılların moda bisikleti olur.

1974'de California Marin County'de bisiklet yarışçıları Gary Fisher ve Charles Kelly, bisikletlerin asfalt veya düzgün yollar dışında da kullanılması gerektiğini düşünüp bir Schwinn Excelsior modeli bisiklet ile Tamalpais Dağı'nın patikalarından aşağı çılgın hızlarla inmeyi tutku edindiler. Bu inişlere Joe Breeze ve Tom Ritchey de katılınca, sonradan "toplama" yarışları düzenlenmeye başladı. Bunlara "toplama" denmesinin nedeni, her inişten sonra dağılan bisikletleri "toplamak" gerekmesiydi.

1975'de Gary Fischer bisiklete 5 vites, balata, fren, motosiklet gidonu ile fren elcikleri ekledi. Vites kollarını da uygun bir yere yani gidona takma fikri yine Gary Fischer'ındı. Geriye dönük motosiklet gidonunun yerini hafifçe arkaya eğimli düz gidon aldı. Sonuç, daha rahat bir arazi sürüşüydü.

1977'de Charles Kelly, kadro ustası arkadaşı Joe Breeze'den özel bir kadro yapmasını istedi. Joe da Columbus borularla 1937 model bir Schwinn kadrosunu temel alarak bir kadro üretti. Fakat kadroyu daha da sağlamlaştırmak için iki yanda arka teker göbeğinden gidon yatağına uzanan birer ince boru ekledi. "Net Frame". Bu ekler bisikleti büyük ölçüde sağlamlaştırdı. Joe ayrıca bisiklete sağlam ve kullanışlı fren kolları, cantilever fren sistemi ve 5 vites ekledi. O günlerde oldukça ağır (17 kg.) ve pahalı (1500 $) olmasına rağmen "Breezer"'lara istem hiç bitmedi. 

Bu ilk dağ bisikleti bugün Colorado Crested Butte'da Bisiklet Müzesi'nde (www.mtnbikehallof.com) bulunmaktadır.

Bu arada Gary Fisher ve Tom Richey bir günde kurdukları ortaklığın adını"Mountain Bikes" koydular. Ancak bu adın tescil hakkını alma çabaları boşa çıktı, çünkü bu ad çok genel anlamdaydı. Böylece mountain-bike (dağ bisikleti) adı ortaya çıkmış oldu.

Neredeyse pazardaki tüm dağ bisikletleri Tom Ritchey'in bisikletine benziyordu. 89 model Ritchey "Everest" bisikleti şu özellikleri taşıyordu: Borular krom-molibden çelik, alt boru 1.2 mm, diğer borular 0.9 mm. et kalınlığında, mufsuz (geçmeli olmayan), kaynakla birleştirilmiş, Gidon açısı 69 derece, Magura motosiklet fren kolları, frenler Mafac marka. Ayna kolları 175 veya 185 mm uzunlukta, 3'lü ayna dişli Fransız T.A., pedallar Suntour 1000. Tabi ön ve arka üçgeni birleştiren yanlardaki iki boru, bisikleti ağırlaştırdığından ve yeni üretim teknikleriyle sağlam kadrolar üretildiğinden "Net Frame" çoktan terkedilmişti.

1980'lerin başında dağ bisikletleri hala pahalıydı. Kadroların elde yapılması, komponentlerin(bileşenlerin) (fren, vites vb. teknik bölüm) zor bulunması sonucu, bir bisikletin fiyatı 1200-1500 dolara kadar çıkıyordu. Bu, "Specialized Bicycle Imports" firmasının sahibi Joe Sinyard'in, 4 adet Ritchey kadrosunu satın alıp Japonya'ya götürmesine kadar devam etti. Japonlar bu kadronun kopyalarını seri halde üretmeye başladılar. Böylece bisikletin maliyeti yarı yarıya ucuzlamış oldu.

Stumpjumper serisi bu bisikletler, önce Amerika'da sonra Avrupa'da satıldı. Batı'daki bisiklet pazarının gelişmesini gözleyen Japonlar hiç vakit kaybetmedi. Suntour, Shimano, Sugino, Dia-Compe ve Araya gibi firmalar hızla yeni pazarda yerlerini aldılar. Günümüzde Shimano ve Suntour firmaları, dağ bisikleti komponentlerinin büyük bir bölümünü sağlayan iki firmadır.

80'lerin sonunda Japonya'da üretilen kadroların da maliyeti arttı. Bisiklet üretim pazarını Tayvan ele geçirdi. Çok kısa sürede her türlü kadro ve üreten yüzlerce firma kuruldu. Bugün dünya bisiklet gereksiniminin büyük bir bölümünü Tayvan karşılıyor. Fakat son yıllarda bu üstünlük Çin'e geçmektedir.


[2] AKAY Gürsel, Dağ Bisikletinin Doğuşu, gurselakay@yahoo.com 

<<Önceki

Yukarı

Sonraki>>

Yazara E-posta