A D A D A
PSİDİA'DA ANTİK BİR KENT

Önceki Sayfa  Menü  Sonraki Sayfa


İmparatorlar ve Zeus Serapis Tapınağı planı
İmparatorlar ve
Zeus-Serapis 
Tapınağı planı

İmparatorlar ve Zeus Serapis Tapınağı ön ve arka cephe restitüsyonları
İmparatorlar ve
Zeus-Serapis 
Tapınağı ön ve arka
cephe restitüsyonları




İMPARATORLAR VE ZEUS-SERAPİS TAPINAĞI

 

Tiyatrodan ayrılıp tarla sınırından tepe yamacını takibederek güneye doğru indiğiniz zaman karşınıza oldukça sağlam kalabilmiş iki tapınak çıkacaktır. Bunlardan yamaca yakın olan ve ön cephesi doğuya bakan tapınak imparatorlar ve Zeus Megistos - Serapis tapınağıdır. Podiumlu ve prostylos planlı yapının cella duvarları architrav dahil olmak üzere halen ayaktadır (Resim 14). Ön cephedeki merdiven basamakları şimdi tamamen yok olmuştur (Plan 5). Merdiven üstündeki sütunların oturduğu temel blokları yerinde durmaktadır. Bu yapının en önemli özelliği: Ön cephesine ait diğer üst yapı elemanlarıyla beraber yazıtlı architrav bloklarının deprem sonucu yıkıldığı yerde öylece durmasıdır. Bu durum gelecekte yapılacak arkeolojik kazı ve onarım çalışmalarında çok önemli sonuçlar alınmasını ve doğru restorasyonlar yapılmasını sağlayacaktır.

Tapınağın yapımında diğerlerinde olduğu gibi yakın çevreden elde edilen kireçtaşı kullanılmıştır. Duvarlar düzgün bir örgü tekniğiyle kenetsiz olarak örülmüştür. Genel ölçüleri 19.17 X 10.85 m. olan tapınak yüksek bir podium üzerine inşa edilmiştir. Naos (cella), pronaos (ön bölüm) ve sunak (kurban sunu yeri) olmak üzere üç bölümden oluşur (Plan 4). Ön kısmındaki düzgün blokları kalabilmiş olan sunak (Kurban ve adakların sunulduğu büyük taş masa) tapınağın 10 m. önünde durmaktadır. Ana cepheyi oluşturan öndeki pronaosun sütunları yivsiz ve büyük bir olasılıkla korint düzenli başlıklara sahipti. İçine şu anda yıkık olan geniş bir kapı ile girilen naos veya cella kısmı tapınağın en önemli bölümüdür. Burada imparatorların ve adı geçen diğer tanrıların heykelleri duruyordu. Bunlar büyük olasılıkla ahşaptan yapılmış heykellerdi. Senenin belli günlerinde yağlanan ve bakım yapılan bu heykellerden günümüze hiçbir şey kalmamıştır. Ayrıca çatısı, tavanı ve duvarları da ahşap kaplı olan cellanın içine yalnızca rahipler veya rahibeler girebilirdi. Halk dışarıda tapınağın önündeki sunağa kurbanlarını sunar ve dua ederdi.

Ön cephedeki architrav kademeleri üzerindeki yazıt eski araştırmacılar tarafından olduğu gibi günümüzde de (bir eksik parça hariç) tam olarak okunabilmektedir (Sterrett 1888: 300 no: 409).

[Yeoıw Seb]astoıw kaİ Diİ [megğ]stf Sarãpidi kai ta patrğdi ÉA[ntğoxow TlamÒou filÒpatriw] [érxiereÁw t"n Se]bast"n tÚ bÄ, ktğs[thw, uşÚw p]Òlevw, kaİ ÖAnna ÜOplvnow £ gun? aÈto[Ë, érxi°reia kaİ] [TlamÒavv kaİ EAntğoxow, filopãtridew, ktğsta]i uşoİ pölevw tÚn naÒn ka[İ tå égãlma]ta sÁn taıw perikeim°naiw stoaıw kai §rgas[t]hrğoi>w kai [pantİ kÒsmf kayiersantew én°yhkan].

"Tanrı-İmparatorlar, Zeus Megistos, Serapis ve baba kenti için, iki kez rahiplik yapmış, kurucu, kentin oğlu, Tlamoas oğlu Antiokhos ve onun karısı, Hoplon kızı, başrahibe Anna ve onların oğulları Tlamoas ve Antiokhos, tapınağı ve heykelleri, çevresindeki stoalar, atölyeler ve bütün süslemeleriyle beraber adayarak dikti."

Yazıtta adı geçen ve tapınakla beraber yapıldığı belirtilen stoa ve atölyeleri burada yapılacak kazılardan sonra bulmak mümkün olacaktır. Yazıttaki enteresan olan hususlardan biri de Tanrı Zeus'un adı Romalılar tarafından Jüpiter olarak yazılması gerekirken burada Zeus adının bölgesel adıyla beraber "Zeus Megistos" olarak anılmasıdır. Bu da Roma etkilerinin inanışlara ne derecede az etkili olduğunu göstermektedir.

Tapınak, gerek yazıtta adı geçen kişiler, gerekse yapı süslemelerinin stilistik incelemelerine göre M.S.180-210 yıllarında yapılmıştır.

Önceki Sayfa  Menü  Sonraki Sayfa